Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (Cop28)

Aralık, 2023

Yazar: Sinem Handırı

/

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı iklim değişikliği ile mücadele konusunda önemli adımları göz önüne seriyor. COP, UNFCCC’nin en üst düzey karar alma organı olarak her yıl toplanır ve COP Başkanlığı, beş Birleşmiş Milletler bölgesi ülkeleri tarafından dönüşümlü yapılır.

30 Kasım – 12 Aralık tarihleri arasında ve 198 ülke’nin katılımıyla gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı Birleşik Arap Emirlikleri’nde gerçekleşti. 30 Kasım’da açılışı gerçekleşen konferans içerisinde her günün ayrı bir konusu vardı. Etkinlik günler çerçevesinde aşağıdaki şekilde gerçekleşmiştir

Tablo 1. COP28 Etkinlik Planı

30 Kasım

Açılış

6 Aralık

Çok Düzeyli Eylem, Kentleşme ve Yapılaşmış Çevre/Ulaşım

1 Aralık

Dünya İklim Eylemi Zirvesi

7 Aralık

Tatil

2 Aralık

Dünya İklim Eylemi Zirvesi

8 Aralık

Gençlik, Çocuklar, Eğitim ve Beceriler

3 Aralık

Sağlık/Rahatlama, İyileşme ve Barış

9 Aralık

Doğa, Arazi Kullanımı ve Okyanuslar

4 Aralık

Finans/Ticaret/Toplumsal Cinsiyet Eşitliği/Hesap Verebilirlik

10 Aralık

Gıda, Tarım ve Su

5 Aralık

Enerji, Sanayi/Sadece Geçiş/Yerli Halklar

11 Aralık

Kapanış Müzakereleri

 

COP28 içeriğinde 4 ana tema işlendi: Teknoloji ve İnovasyon, Kapsayıcılık, Ön Saflarda Yer alan Topluluklar ve Finans.

Bu konulardan en önemlisi, beş yılda bir yapılması planlanan Küresel Durum Değerlendirmesi (Global Stocktake) oldu. Bu değerlendirme envanteri aynı zamanda Paris Antlaşması’nın 14.maddesi kapsamındadır. Bu envanter, taraf ülkelerin ve paydaşları’nın Antlaşma hedeflerinde ne kadar ilerleyip ilerleyemedikleri konusunda değerlendirmelerini sağlayacak. Bu değerlendirmeden çıkan sonuç ülkelerin boşluklarını doldurmak ve hedefe nasıl daha çok yaklaşabilecekleri hakkında çözüm yolları üzerinde anlaşmak için kullanılacak. Burada konuşulan Küresel Durum Değerlendirmesi envanteri’nin ilki 2022’de yayımlandı.

COP28 Başkanlığı, konferans başlamadan önce nelere odaklanacağını açıkladı: Enerji dönüşümünü hızlandırmak ve emisyonları vaadedilen zamandan önce azaltmak, eski vaatleri yerine getirerek finans konusunda başka bir antlaşma oluşturmak ve iklim finansmanını dönüştürmek, iklim eylemlerinin merkezine doğayı, insanları, yaşamları ve geçim kaynaklarını koymak ve şimdiye kadar yapılmış COP’lar arasında en kapsayıcı ve sorun çözülen COP konferansı olmak hedeflerinin arasındaydı.

Konferans içerisinde olacaklardan bahsedecek olursak, Kayıp ve Hasar Fonu konferans’ın 1.gününde destek ve uygulama konusunda ek rehberlikle tamamlanmıştır. Kayıp ve Hasar olarak adlandırılan bu fonun amacı iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine karşı özellikle iklim değişikliğine karşı savunması ve gelişmekte olan ülkelere yardımcı olmaktır. Fon’nun, iklim değişikliği etkilerine karşı savunmasız olan toplulukları, yaşamı ve geçim kaynağını destekleyeceğine vurgu yapıldı. Kayıp ve Hasar Fonu, sağlamış olduğu iklim değişikliğini hafifletme durumunun yanı sıra ısınma, aşırı hava olayları, azalan tarımsal üretkenlikten ve yükselen deniz seviyelerinden dolayı mağdur olan toplumların durumunu da etkileyecek bir karar olmuştur.

Küresel Değerlendirme Raporu (Global Stocktake) ve Fosil Yakıt’ın Aşamalı Olarak Kaldırılması konuları hala daha tartışılmaya devam ediyor, kesin sonuca varılamadı. COP tarihinde ilk kez fosil yakıtların üretimi ve tüketimi’nin azaltılmasına ilişkin atıf yer almış olsa da bu aynı zamanda birçok ülke’nin bu on yılda sera gazı emisyonlarını anlamlı derecede azaltmaktan kaçınmaları için çok fazla olanak sundu. Birçok tartışmadan sonra Fosil Yakıt’ın Aşamalı Olarak Kaldırılması konusu COP28’den onay alarak çıktı. WWF Küresel İklim ve Enerji Lideri ve COP20 Başkanı Manuel Pulgar – Vidal münazekereleri değerlendirdi, “ Ülkeler bunu kabul ederken, COP28’de kömür, petrol ve gazın tamamen kullanımdan kaldırılması konusunda uzlaşmaya varılamadı. Ancak yine de fosil yakıtlardan uzaklaşma kararı önemli bir sonuç.”. Aynı zamanda uzun zamandır devam eden bu müzakerelerin içerisinde ilk defa ülkeler odak noktalarını iklim krizine yol açan kirletici fosil yakıtlara kaydırdığı için bu müzakerenin başarılı bir sonuç verdiğini de söyleyebiliriz. Bu konunun onaylanması çoğu devlet tarafından başarılı bulunsa da, konu üzerinde oluşturulan metinde bulunan eksikliklerden dolayı iklim uzmanları, aktivistler ve ada devletleri tarafından tatmin edici bulunmadı.

Küresel bir hedef olan adaptasyon konuşuldu ve anlaşmaya varıldı. Uzun dönem planlarına bakacak olursak, bir taslak metinden bahsedebiliriz. Adaptasyon finansmanı’nın iki katına çıkarılması çağrısında bulunuluyor ve önümüzdeki yıllar için adaptasyon ihtiyaçlarının belirlenmesi, değerlendirilmesi ve izlenmesi için planlar yapıldı.

İklim Finansman’ının Ölçeklendirilmesi, Birleşik Arap Emirlikleri tarafından yeni iklim fonu için 30 milyar dolar, ABD ve diğerleri tarafından Yeşil İklim Fonu’nun yenilenmesi, Uyum Fonu ve Kayıp ve Hasar Fonu’na taahhütler dahil olmak üzere bir dizi iklim finansmanı taahhüdünde bulunuldu. Bununla birlikte, resmi metindeki finansal taahhütler, özellikle 2025 sonrası finansman hedefi ve uzun vadeli finansman konusunda hala rakamlardan yoksun.

Karbon piyasaları için denetim organı ve farklı kredi türlerinin muhasebeleştirilmesi konusunda ilerleme devam etmektedir. Konferans sırasında bir karara bağlanamamıştır ve gelecek konferansa taslak olarak bırakılan konulardan biri olmuştur.

Nüfus her geçen gün belli oranlarla artış göstermektedir, artış gösteren popülasyonla aynı oranda yükselen gıda ihtiyacı, iklim değişikliği’nin vermiş olduğu zararlardan etkilenen en önemli yaşamsal ihtiyaçtır. Bunun ihtiyaç doğrultusunda COP28’de 130’dan fazla ülke tarım ve gıda sistemlerinin iklim değişikliğine yanıt verme potansiyelini vurgulayan Sürdürülebilir Tarım, Dayanıklı Gıda Sistemleri ve İklim Eylemi Bildirgesi’ni imzaladı. Bu imzalanan bildirge aynı zamanda Paris Antlaşması’nın uzun vadeli hedefleri içerisinde yer alıyordu ve Paris Antlaşması’nın hedeflerine ulaşılması için önemli bir adım oldu.

Özetleyecek olursak, COP28’de çözülen konular arasında Kayıp ve Hasar Fonu, Adaptasyon Fonu ve Cinsiyet ve İklim konularında hem kısa dönem hem de uzun dönem planları açısından anlaşmaya varıldı. Kayıp ve Hasar için Santiago Ağı durumu ise bazı pürüzler dışında kısa dönem durumları için neredeyse anlaşılmaya varılmış bir konu ve uzun dönem için elimizde tanımlanmış bir taslak var. Konferans’ın önemli konularından olan ve on yılın sonunda dünya’nın ilk ‘Küresel Stok Sayımı’ kararıyla sona erdi.

Türkiye temsilcileri de COP28’de yer aldı. 1045 delegenin kayıt yaptırılmasıyla diğer ülkeler arasında yedinci sırada yer aldı. Bu konferans sırasında imzalanan dokuz madde’ye Türkiye’den de destek geldi. Türkiye Finans ve Yenilenebilir Enerji dışında imzaladığı bu dokuz madde şu şekilde;

  1. İklim Kulubü
  2. Dayanıklı Gıda Sistemleri, Sürdürülebilir Tarım
  3. İklim Eylemine İlişkin BAE Deklarasyonu
  4. Buzul Dostları Grubu
  5. Çimento’da Atılım
  6. İklim için Mangrov İttifakı
  7. Eğitim ve İklim Değişikliği Ortak Gündem Bildirgesi
  8. İklim ve Sağlık Deklarasyonu
  9. İklim Eylemi için Yüksek Hedefli Çok Düzeyli Ortaklıklar Koalisyonu

Türkiye bu dokuz maddeyi imzalayarak COP28’e katkıda bulunmuştur ve iklim değişikliğine karşı açılmış olan bu savaş’ta yerini almıştır.

Bu sene Türkiye’de düzenlenen COP28 Değerlendirme Buluşması, Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleşti. COP28 çıktılarını ve Türkiye’nin COP28’deki yerinin konuşulduğu bu toplantıda önemli birkaç maddeye özellikle yer verildi. Öncelikli konu olarak Kayıp – Zarar Fonu’na değinen Yuvam Dünya Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kıvılcım Pınar Kocabıyık, bu fonun beklenilenin çok altında bir para ortaya koyduğundan bahsetti. 700 milyon dolar olarak belirlenen Kayıp – Zarar Fonu, ihtiyaç sahibi, kayıp yaşamış ve zarara uğramış ülkelerin zararlarını karşılamak için kurulmuş bir fon olmasına karşın ihtiyaç sahibi ülkelerin zararlarını karşılamak için ihtiyaç duydukları para’nın %1’ini bile kapsamamakta. Örnek olarak Pakistan seli ve Libya Kasırgası’nı veren Kocabıyık, buralardaki ihtiyacın toplanan Kayıp – Zarar Fonu’nun kat ve katı olduğunu belirtti.

Yüzlerce doğa aktivisti’nin de katılmış olduğu COP28’e katılan Türk Doğa Aktivisti Güven İslamoğlu da bu buluşmada söz alan kişiler arasındaydı ve eğer aksiyon almazsak başımıza gelebileceklerden bahsetti. Bunların hepsinin daha önce başımıza geldiğini ve yeniden başımıza geleceğini vurgulayan İslamoğlu, insanlık değişmedikçe aynı şeylerin tekrarlanacağına ve iklim krizinden en çok etkilenen ülkenin de Türkiye olacağına dikkat çekti. COP28 “Bu Topyekün Bir Mücadele” adlı panelde Türkiye’nin COP28’de nasıl bir tutum sergilediğini konuşan katılımcıların hemfikir olduğu bir konu “Para,para,para. Para’nın nereye gittiği, olayın nereye gittiğini belirler.”. Bu düşüncede birleşen panel konuşmacıları Türkiye’nin COP28’de takınmış olduğu tavrı eleştirdi. Türkiye’nin pasif agresif bir politika izlediğini söyleyen Barış Doğru, COP28 sırasında anlaşmaya varılan hiçbir maddeye imza atmayan Türkiye’nin, günün sonunda 8 tanesini imzaladığını vurguladı.

COP29 Konferans’ının Bakü’de gerçekleştirilmesi kararlaştırıldı. Konferans’tan beklentiler COP28’de anlaşılmaya varılamamış Adaptasyon süreçleri’nin, Geçiş Programı, Azaltma Programı, Finans konuları, Karbon Piyasası gibi önemli konuların bir karara varması ve ertelenmiş olan İklim Güçlendirme Hareketleri’nin bir çözüme ulaşıp harekete geçilmesidir. COP30’un Brezilya’da yapılacağı kararlaştırıldı. Önümüzdeki iki yıl kritik geçecek, COP29’da ülkeler iklim sorunu’nun ölçeğini ve aciliyetini yansıtan yeni bir iklim finansmanı hedefi oluşturması gerekiyor. COP30’a, ekonomi çapında, tüm sera gazlarını kapsayan ve 1,5°C sıcaklık sınırına tamamen uygun, ulusal olarak belirlenen yeni katkılarla hazırlıklı gelmeleri gerekiyor.

Dört milyar insan, iklim değişikliğine bağlı felaketlerin daha şiddetli ve gün geçtikçe sıklaştığı ülkelerde yaşıyor. Ülkeler’in yardımına koşmak trilyonlarca dolara mal oluyor, bu iklim değişikliğini Dünya’da yaşayan her bir birey sebep olurken bunun acısını bizden daha fazla yaşayan insanların yardımına kim koşacak? COP28’de de tartışılan en büyük konu aslında bu konuydu, COP29’un daha başarılı ve iklim değişikliği adına daha emin kararların alındığı bir konferans olması en büyük temennilerimizden biridir.

Kaynaklar

  1. David Carlin, Brief Summary of the COP28.
  2. Burcu Meltem Arık, 2023. Öğretmenler ve Eğitimciler için Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) Süreçlerinde Eğitim Hakkının İzlenmesini İlişkin Bilgi Notu.
  3. Reuters, 2023. COP28 Zirvesi Fosil Yakıtlardan Uzaklaşmaya İlişkin Anlaşmayı Onayladı.
  4. UN Climate Change, 2023. What was Agreed at COP28?
  5. Bloomberg,2023. COP28’de Tarihi Anlaşma: Fosil Yakıttan Uzaklaşılacak. https://m.bloomberght.com/cop28-de-tarihi-anlasma-fosil-yakittan-uzaklasilacak-2343815
  6. Mattias Frumerie (Sweden’s Climate Ambassador), 2023. More From COP.
  7. COP28 UAE, 2023. Boğaziçi Üniversitesi Türkiye için İklim Değişikliği Değerlendirme Buluşması Notları.